Son Kullanıcı Ne Hissediyor?

Gönderildinaz14/09/20200 Yorum

Son Kullanıcı Ne Hissediyor?

 

“Duygular, türlerin ve bireylerin hayatta kalması için işlevseldir.” [1]

 

Mühendislik ürünleri ve duygular arasındaki bütünlük olduğunu düşünmek, geleneksel tasarım yaklaşımlarını benimseyen kişiler için gerçekçi olmayabilir. Sıklıkla duyduğum yorumlardan biri; Bir çift etkili silindiri tasarlarken son kullanıcının duygularını anlamak için uğraşmak yerine performansını arttırmak daha mantıklı ve gerekli değil midir? Silindirin duygulara etkisi mi var? (Kahkahalar) Diğer bir yorum ise, “...duygulara hitap eden redüktör mü? Anlamı olan redüktör, anlamlı redüktör?” (Kahkahalar)…Kısaca belirtmek isterim ki, anlam inovasyonu ile redüktör tasarımını Anlam Tasarım Atölyesi’nin düzenlediği atölye çalışmalarında gerçekleştirdik. Sonuç ise takım oyuncularını ve Atölye’yi mutlu etmeye yetti. Ayrıca, bakış açılarında ve tasarım sürecine yaklaşımlarda farklılar olması gerektiğine inanıyorum. Bu sayede hayal gücümüzü geliştirerek daha yaratıcı ürünler tasarlayabiliriz.

 

Redüktör veya silindir fayda sağlayacağı kişiler ile birebir etkileşim içerisinde olmasa da insanların hizmetine sunulmuş mühendislik ürünlerindendir. Diğer bir deyişle insanların ihtiyaçlarını karşılamak, zamandan kazanç sağlamaları için tasarlanmış ve üretilmişlerdir. Fakat, kullanıcıların isteği ile ihtiyacı arasındaki uyumu tasarımcı nasıl analiz etmektedir? Veya kullanıcının ihtiyacı olarak tanımladığı çözümün doğruluğundan tasarımcı nasıl emin olabilir? Bir hidrolik silindir tasarlanırken, çalışma koşulları, sıcaklık, basınç ve alt bileşenler vb. tanımlamalar geleneksel yaklaşımları benimseyen bir tasarımcının veya tasarım ekibinin kavramsal tasarım aşamasında belirleyeceği özelliklerdir. Bu yaklaşım ise ürün performansında ve ömründe iyileştirmeler yaparak silindir üreticisinin kısa süreli rekabette üstünlük elde etmesini sağlamaktadır.

 

İstenilen kısa süreli bir ticari kazanç mıdır? Cevap evet ise, geleneksel yaklaşım uygulamak doğru bir tercihtir. Hayır ise yapılması gereken şey kullanıcının gerçekten ne istediğinin ve neye ihtiyacının olduğunun analiz edilmesi gerektiğidir. Bunun başarılması için ise tasarım ekibinin kullanıcı duygularını ve üründen dolaylı olarak etkilenecek kişilerin duygularını farklı senaryolar oluşturarak tanımlaması gerekmektedir. Tasarım sürecinde kesinlik içermeyen birçok durum vardır. Duygu kesinlikle sürece dahil edilmelidir çünkü her şey rasyonel değildir. Bu nedenle, mühendislik ürünlerinin değeri, sadece maliyet, zaman ve kalite açısından değerlendirilmemelidir.

 

İnsanlar, çalıştıkları bir fabrikadaki makineler ile gurur duyabilir. Makineden gurur duyulmasının, makinenin güzel olmasının veya mutlu etmesinin çalışanlar için bir anlamı vardır. Bu durum çalışmayı ve korumayı daha muhtemel hale getirir. Bu yüzden mühendislik ürünleri işlevsel olduğu kadar hedonistik de olmalıdır. Ürünler duygu yaratır. Anlam tasarımı ile ürünlerin olumlu duygular yaratması sağlanabilir. Son kullanıcının ürünü kullanırken mutlu olması ve gurur duyması gibi…

 

Anlam Tasarım Atölyesi’nde yürüttüğümüz çalışmalarda öncelikle anlam tasarlayıp, sonrasında ürünün işlevsel özelliklerini belirliyoruz. Atölye’nin geliştirdiği araştırma haritasını dikkate alarak bir değer yaratıyoruz. Bu sayede rekabet yarışında ticari üstünlük sağlama endişemizi ortadan kaldırarak, anlamalı ürünlerimiz ile sürdürülebilir başarı ve kazanç sağlıyoruz.

 

Daha fazla bilgi için bilgi@anlamtasarimatolyesi.com adresinden bizimle iletişime geçebilirsiniz.

 

 

Naz Y. – ANLAM TASARIM ATÖLYESİ (MEANING CREATION LAB)

 

[1] Darwin, C. 1872. The Expression of the Emotions in Man and Animals. (Reprinted, Palala Press 2015.)

 

Yorum Yaz